ADANA ‘NIN BAŞARDIĞINI İZMİR NEDEN BAŞARAMASIN

Yaz yaklaşıyor. Henüz hiçbir hareket yok . Ankara ‘dan önce, İzmir ‘den bir hareket yok.

2006 yılının 10. ayında bir kampanya başlatmıştık. İzmir ‘de “otoyol gişeleri şehir dışına alınsın” www.izmirline.com sitesinde bunun gerekçelerini uzun uzun anlattık. Yaklaşık 600 kişi bu talebe destek verdi. Ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi bunda bir “sosyal fayda” görmemiş olmalı ki, konuyla ilgili hiçbir girişimde bulunmadı.

İzmir-Urla yönünde alternatif yolların yetersiz olduğunu, gişelerin diğer büyük kentlerde 25-35 km sonra başladığını, oysa İzmir ‘de bu mesafenin 12 km olduğunu yazmıştık. Karşı çıkanlar da oldu. Karşı çıkma gerekçeleri ise, otoyolun rutin masraflarının kullananlar tarafından karşılanması gerektiği, zaten hali vakti yerinde olanların otoyolu kullandığı, onların da bu ücreti ödemesi gerektiği şeklinde idi…

Gerekçelerimizi tekrar özetleyelim: İzmir metropolünde, merkez çevre ile bütünleşmeye niyetli ise ulaşım olanaklarını mümkün olduğunca geliştirmelidir. Konak ‘a 12 km uzaklıkta barikat kurmuş gişelerin psikolojik bir engel yaratmasının yanında, yerleşim, iş yerleri ve sosyal aktivitelerin yayılması açısından caydırıcı bir yanı da var. Bir yıl boyunca Narlıdere-Urla arasından elde edilen gelirin toplamı, alternatif yolda fazladan harcanan yakıt, araçların yıpranan aksanları, trafik kazaları, kaybedilen canlar, sağlık giderleri ve zaman kayıplarını karşılayabilecek büyüklükte midir ?

Benzer bir sorun yaşayan Adana, bundan birkaç yıl önce Büyükşehir Belediyesi’nin çabalarıyla gişe noktalarını değiştirdi. Bu çözümün birinci adımı Adana Büyükşehir Belediyesi ‘nin bunu “çözülmesi gereken bir sorun” olarak kabul etmesiydi. Belediyeye resmi yollarla sordum, nasıl çözdünüz diye. Kısa ve öz bir yanıt geldi. “Otoyolun şehir içinden geçen bölümünün ücretsiz olarak trafiğe kazandırılması uzun uğraşlar ve Karayolları ile yapılan protokol ile gerçekleştirilmiştir”

 

Adana ‘da yapılan düzenleme İzmir ‘e neden uyarlanmasın ?

İki aydır İzmir Valiliği görevini yürüten Sayın Cahit Kıraç ‘ın 2004-2007 yılları arasında Adana ‘da görev yapmış olması konu açısından İzmir ‘in önemli bir avantajı. Eminim Adana’nın bu konudaki deneyimini İzmir ‘e aktaracak birikime sahiptir. İzmir Büyükşehir Belediyesi de, İzmir ‘in gelişim yönünü Yarımada olarak tarif etmişken, bu projeksiyonun altını dolduracak önemli bir adım olan ulaşım sorununa bir an önce el atmalı. Hızlı trenler, vapur seferleri için telaffuz edilen 2010-2012 yıllarına daha çok zaman var. En azından Yüksek Teknoloji ‘ye erişmeye çalışan öğrencilerin, öğretim üyelerinin İzmir bağlantısı gişe gelirlerine heba edilmemeli…

 

Zaman daralıyor

Evet bu konuda zaman daralıyor. Otoyolların işletme hakkının özel şirketlere devredilmesiyle ilgili görüşmelere başlandı. Yolların kullanım yoğunluğu hesaplanarak teklifler hazırlanıyor. Eğer bu süreç tamamlanır da otoyol işletmeleri mevcut haliyle özele devredilirse, yeni bir düzenleme yoluna gitmek imkansızlaşabilir.

 

Aklın yolu bir

Urla Belediye Başkanı Selçuk Karaosmanoğlu kendine has üslubuyla; “Akıl var, mantık var… Gişeler, metropolü esas alırsak Urla çıkışına, kent merkezini esas alırsak Seferihisar çıkışına yakışıyor…” demişti. İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş ise “Mevcut uygulamayı mantıklı bulmak mümkün değil” diyerek kampanyamızı desteklemişti.

Kentin diğer önde gelen isimlerinin, gecikmeden konuya ilgi duymalarını bekliyorum. Böyle gelmiş, böyle gidecek ise; çok düşük yoğunlukta kullanılan bu milli servet, “zenginler kulübünün” özel yolu olmaktan kurtulamayacak.

27.05.2007

Akşam Ege