En iyisi ata binmek

Oyunun senaryosunun, kötülerin yok edilip, iyilerin kurtarılması şeklinde kurgulandığını düşünüyordum. Öyle değilmiş… Dök, vur, parçala, savur, patlat… Önüne ne gelirse; sokakta kendi halinde yürüyen insanlar, polisler, otomobiller, ağaçlar, hayvanlar… Her şey hedef… Hayatta kal ve şehrin altını üstüne getir… Bilgisayar oyunu tutkunları bilirler, Carmageddon oyunu 1997 ‘de piyasaya çıkmıştı.... Devamını Oku

TARİH VE HAFIZA

Fethiye’nin Kayaköy’ünü, Selçuk’un Şirince’sini turistlerle gezerken, sonra Urla’da eski Yunan mahalleleri, Yunan mimarisiyle bezenmiş sokak dokusu eşliğinde adımlarken, yaşanmış ve unutulmuş bir dönemin, -hem gidenlerin hem kalanların- hissedişlerine ulaşmaya çalışmışımdır hep. Ve hep bir şeyler yarım kalıyordu. Ne terk edenlerden düşmanca feryatlar yükseliyor, ne de gönderenler -zalim ve gaddar edayla- geçmişin başarısını, askeri yenginin dışındaki alanlara taşırıp, savaş sonrası sivil hareketliliğin üzerine bir politika inşa ediyordu.... Devamını Oku

“YALNIZLIK” KAPIDA BEKLİYOR HAZIR MIYIZ ?

Yaşamın üstesinden gelmeye çalışırken yanıt aradığımız en kritik soru; “Ne yaparsam, daha az emek harcayıp daha fazla kazanırım” ise, modern yapı bu sorunun en kolay -hem de verimli- çözümünü, yani bir yapıya entegre olup “ben de sizdenim” demeyi verimli olmaktan yavaş yavaş çıkarıyor. En büyük kurumsal aygıt “devlet baba” dahi, asıl kaynağına dönüp; “Sen benden de olsan; sadece asgari düzeyde hayatta kalman, barınman, sağlığın, güvenliğin benden, ama gerisine karışmam” demeye hazırlanıyor. ... Devamını Oku

“Abdurrahman Çelebi” bunları hak etmiyor

Hiç kusura bakmayın. Koyunun olmadığı yerlerde, İsviçre ‘den getirilen “Saanen” keçisine, “Abdurrahman Çelebi” diyemeyeceğim. Saanen keçisi, bol sütü, bol doğurganlığına rağmen, yapayalnız da kalsa “Abdurrahman Çelebi” ünvanını hak etmiyor. Bizim yerli ırk kıl keçilerimizin “çevre düşmanı” olarak tanıtılmayı hak etmemesi gibi…... Devamını Oku

Neden, Sağlık Fuarı 2013- İzmir ?

Sağlık Fuarı 2013 – İzmir (Siz dilerseniz Yaşam Fuarı 2012- İzmir deyin) verimlilik adına düşünmeye değer; yıllarca, emek para ve enerji harcanmış, proje sorunu, yer sorunu büyük ölçüde çözülmüş, yüzlerce, binlerce sayfa dokümanları tamamlanmış bir bütünlüğün çöpe gitmemesi, bu potansiyel milli servetin verimli değerlendirilmesi için düşünmeye değer…... Devamını Oku

Avrupa Parlamentosu bebeklerin feryadına kulak verdi

Yurt içinde “yetkililerin ilgisini çekme yollarını tüketince”, yeni doğan bebeklerin önemli bir sorununu AP gündemine taşımaya çalışmıştım. Alman Parlamenter Wolfgang KREISSL-DÖRFLER konuyla özel olarak ilgilendi ve dün Avrupa Komisyonu ‘na sunduğu yazılı soru önergesini gönderdi. Önerge metni şöyle:
Başlık; Yeni doğumların, devlet eliyle nüfus kaydı
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ‘nin 7. maddesinde, bebekler doğumdan hemen sonra, derhal kayıt altına alınır, denir. Kimi ülkelerde, bebeklerin devlet müdahalesiyle kaydı konusu yasa ile tanımlanmamış durumdadır. Böylece yeni doğan bebeklerin kriminal olaylara kurban olmasına rahat bir yol açık kalmaktadır. Komisyona soruyorum;
1- Avrupa Birliğine üye ülkeler ve aday ülkeler iç hukuklarında bebeklerin devlet müdahalesiyle kayıt edilmesine yer vermişler midir ?
2- Topluluk müktesebatında bebeklerin devlet müdahalesiyle kaydına ilişkin bir bölüm var mıdır ?
3- Komisyon olarak, sınır ötesi insan ticareti açısından kayıt altına alınmamış bebekler için nasıl bir tehlike görüyorsunuz ? (İmza: Wolfgang Kreissl-Dörfler)... Devamını Oku