Çözüm değil ama teselli olabilir; ücretsiz su

Arsenik ya da başka zararlı… İster, İzmir ‘in kimi bölgelerindeki şebeke suyunun sağlığa zararlı olduğuna inanalım, ister inanmayalım, fiili durumu yok saymak mümkün görünmüyor. İnsanlar artık mutfaklarında damacana su kullanıyorlar. Gelir durumuna göre, öncesinde sadece içmek üzere satın alınan damacana sular, yemeğe de kullanılmaya başlanınca ailelerin tükettiği damacana su miktarı artmış durumda.

Kullananlar bilir, bazı damacanalarda kış aylarındaki lezzet yazın bulunamıyor. Talebe yanıt verebilmek için sert suların arıtmadan geçirilip satışa sunulduğu söyleniyor. Ciddi çalışan firmalar tüketicilerin damacana kapaklarına dikkat etmesi, kaçak doldurulmuş su içmemesi yönünde uyarıyor. Kaçak olmasa dahi, arıtılmış suyun satılması da son derece yasal olabilir, diyecek bir şey yok ama kimi arıtma yöntemlerinde sudaki kalsiyumu giderirken, suya geçen iyonize sodyum oranının orta yaşlılar ve yaşlı tansiyon hastaları için zararlı olabileceği de söyleniyor.

Şebeke suyunu, üretiminde bir hammadde olarak kullanan işletmeler ne halde bilemiyoruz. En basiti kahvehanelerde yapılan çaylar. Bildiğim kadarıyla kazanın çeperinde zaman içinde tabaka oluşturan kireç taşı, içinde bir süre kaynayan suyun sertliğini de alıyor, sonuçta çay lezzetli olabiliyordu. Ne yazık ki, su tercihindeki kaygılar artık sadece lezzetle ilgili değil. Şebeke suyunu kullanan işletmeler sudaki olası zararlıları bertaraf ediyor mudur, sanırım uzmanlar bunu biliyorlardır.

Az değil, bir aile günde 1 damacana su tüketse ayda 120-200 YTL sadece suya ayırması gerekir. Aracı olanlar, zamanı olanlar için bir çözüm yolu da memba suları. Büyükşehir Belediyesi içme suyu satışı yapıyor ve kapasiteyi artırmayı planladığı gazetelerde yer aldı. Diğer bir çözüm ise yakın köylerdeki kaynak suları…

Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, -içilebilir şebeke suyunu- 10 tona kadar ücretsiz veriyor. Bu uygulaması nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan yargılanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi benzer bir uygulama yaparsa, tahmin ederim bir “suç” işlemiş olmaz. Nihayet içilebilir olması gereken suyun -haklı ya da haksız gerekçelerle- kimi bölgelerde kullanma suyu haline gelmiş olması yüzünden; böylesi bir uygulama, hizmet sunanın bir jesti, tüketici için de küçük bir teselli sayılabilir.

Alaçatı ‘nın sırrı para değil

İnternette her yıl yayınladığımız Alaçatı İzlenimleri ‘nin 2008 versiyonu için birkaç günlüğüne Alaçatı ‘dayız. Kuşkusuz paranın gücü her köşede kendisini gösteriyor ama ayırt edici özellik başka bir şey. Gerek ana caddesinde gerek arka sokaklarında her işletme bir “gönüllülük” kokuyor. Hemen girişte Osmanlı Misk Sabunlarını üreten Burhan Akbaş gibi, her işletmeci estetik dünyasını, yaratıcılığını ürünlerine de vitrinine de yansıtmış. Tamamen rastlantısal yaptığımız bu sokak izlenimleri kısa bir süre sonra www.urlaonline.com ve www.alacatiline.com adreslerinden izlenebilir.

02.08.2008

Akşam Ege