DEPREM, KASIRGA VS OLAYLAR İÇİN İRRASYONEL TEDBİR ÖNERİLERİ

Akılcı tedbirler hakkında yeterince yayın var.
Bu yazımda size “rasyonel olmayan” tedbirlerden bahsedeceğim.
Bina güçlendirme, acil durum çantası oluşturma, mümkünse hayati ihtiyaçların bulunduğu bir oda hazırlama…
Geçmişte, böylesi rasyonel tedbirlerin bir kısmını yerine getirmiş birisiyim.
Korku ‘nun, çekince ‘nin biçimi ve adresi değişince; tedbirler de değişiyor.
……

Bugün, hafta sonu beklenen kasırgayla ilgili haber sosyal medyayı kısmen istila etti.
(Halbuki kasırga kasım ayına daha çok yakışıyor !)
Afet çeşitlerinden, bir de tursun abi var.
Ege de tsunami olmaz denirdi (nihayet iç deniz).
2017 temmuz ayında, Bodrum tecrübesi ezberimizi bozdu.
Aslında tam bozamadı.
Son 8-10 aydır, farklı şehirlerde yolların nehre dönüşmesi de, ezberlerimizi tam bozamadı.
Son bir yıldır Dünya da neler oluyor ? Son üç yıldır, son yirmi yıldır ?
Say say bitmez.

60-70 hatta kısmen 80 doğumlular farkı daha rahat görebilirler.
Yanılıyor da olabilirim: 15-20 yaşlarındaki gençler, öyle cevherler ki… Tanık olmadıkları zamanlara okuma yoluyla ulaşıp; “sıradışı” gelişmeleri çok daha isabetli anlamlandırabiliyorlar.

Bu arada yanardağı, (volkan aktivitesi) atlamayalım.
Hatta ilave edersek, fay hattının göçmesi, kuraklık, biyolojik tehditler, savaş, kıtlık vs…
“Kaç nesildir, böyle bir şey olmamış, şimdi mi olacakmış ?” (Thera Yanardağı M.Ö. 1630)

Babam anlatırdı bu fıkrayı:
Poker oyununda, biri en yüksek eli açmış. Temel elindeki beş benzemezle hemen müdahale etmiş; “Benimki daha yüksek”
İtiraz gelince elindeki benzemezler için “Bunun adı Triyümp, hepsini yener” diye açıklamış.
Çaresiz kabul etmişler.
Kağıtlar tekrar dağıtıldıktan sonra, bu kez aynı kartlar karşı tarafın eline geçmiş. Büyük bir güvenle kartlarını açtığında Temel müdahale etmiş;
“Yoo olmaz. Triyümp bir oyunda bir kez olur..”

(Triumph un kelime anlamını geçen senelerde öğrendim. Zafer )

Şimdi bu fıkrayı kerteriz alırsak;
“Yaşam bir oyun olabilir ve ona bir zafer yazılmıştır” diye irrasyonel bir önerme sunabiliriz.
(Buradaki zaferin Başkan Trump ile ses benzeşmesini şaşırtmaç olarak kabul ediyorum)
Ama geçtiğimiz aylarda Dışişleri bakanı olarak atanan Mike Pompeo için aynı şeyi söylemeyeceğim.
Pompei ve ekim ? Ne demek istiyorsun ülen !
Uzatırsak… Bir şey iki şey… Çıkar da çıkar… 🙂

Neyse zafer üzerinden devam edeyim.
İçinde ışıkla parlayan bir zarafet. Kötüyü ve iyiyi içinde barındıran. Acı ile tatlıyı katıştıran. Giderek zalim ile mazlumu, iblis ile meleği aynı kulvara sokan. (zalim ile alim neden bu kadar yakın ?)
Burun buruna getirerek fark etmeye zorlayan. Yenme ve yenilmenin anlamını yitirdiği, bir kere olacak olanın; korkup dehşete düşmekle, neşeden yerinde duramamak arasında bir karma yaşatacağı…

Kasırga ile devam edeyim.
İngilizcesi Hurricane.
Hurilere açılan kapı ? Tamam, bu zorlama bir meal…
“Can a gelecek ruh” için ricacı olma.
Düşün ve his dünyasının yeni bir aşamaya çıkmasının, fiziki bir aktiviteyle habercisi.
Hadi bu da zorlama olsun…
Ama şunu gönül rahatlığıyla iddia edebilirim;
“Kasırga” da önemli bir SIR vardır 🙂 Yok mu ?

Tüm yapraklara, tüm atomlara ve onların devinimlerine hakim olan güç; kasırga kelimesinde (kendisinde de) bir sır olduğunu, kelimenin içine yerleştirerek ifade etmiştir zaten.

Şimdi bu sırrı ifşa edip kendimi kargalara güldürmek istemiyorum.

(Bu satırları yazanın adına, kendisiyle “alay” edileceğinin ipuçları yerleştirildiyse; yapacak bir şey yok. Konunun -kalabalık- anlamıyla sınırlı kalması tercih ederdim. Ama evrensel aklın kastı esastır. )

Geçmişte, çeşitli okumalarla, uzak gelecekte olabileceklerle ilgili bilgi edinilmiş.
Şimdi biz yakın geleceği öngörebilmek için, geçmişe gidip, uzak gelecekle ilgili ipuçlarını mı arayacağız ?

Sıra dışı olayların bir diğer ön göstergesi, hayvanların davranışları. Kuşların topluca davranışları… Köpeklerin ulumaları… Çekirgelerin bir bölgeye istila edercesine yığılmaları.
Madem, gök bakır yer ise demir; bizim mantığımızın dışındaki bir kararlılıkla yolculuğun gereklerini yerlerine getiriyorlar demektir.
Örneğin, rasyonel dünyamızda küçük bir olgu ya da nesne ya da olay; çok da önemli değil. Diyelim, bir ünlünün alışverişten sonra, manavın torbaya kapkara bir domates koyduğunu fark etmesi ve kızgınlıkla o domatesi havaya savurması… Uçan kara domates sahnesini de çekip instagramda paylaşması.
Domatesin kara olması ve uçmasını, “Kaşların arasına dom dom kurşunu değdi” gibi bir türküyle bağı yoksa, önemsiz kabul edip, işe yaramaz veriler çöplüğüne göndermek mümkün.

Önemsiz şeyler, kerteriz ise tahmin edilemeyecek önemde olabilir; hatta, “kasırga” kelimesinden, “kasırgalar kesirli bir orana sahip aralıklarla gerçekleşir” şüphesini duymakta haklı olabilirsiniz.
(Bir yaprağın düşmesini program dışı bırakmamış olan Merkezi Evrensel Akıl; dilleri, kelimeleri, harfleri, heceleri ve onların arasındaki korelasyon ve anlamları kendi haline bırakmış olabilir mi ? )

Bildiğim ve sıkça tekrar ettiğim: Yaradan ‘ın her şeye gücünün yetiyor olması.
O ‘nun her şeye gücünün yetiyor olması, bildiğimiz fizik kurallarıyla ilgili algımızı gözden geçirmemize bir ışık oluyor.
Yani, dilediğinde, dilediği nesneyle ilgili yer çekimi kurallarını iptal edecek bir gücün organize ettiği yaşamı anlamaya çalışıyorsam; ezberdeki veri ve ezber algoritmaların buna yetmesi mümkün görünmüyor.
Uzun lafın kısası; benim gibi cahillerin kırıntı bilgilerle çıkarımları, herkes tarafından örneklenecek diye bir şey yok. Ama şöyle bir önermeyi ciddiye alıp, transpoze etmekte sakınca yoktur sanıyorum;
Var olduğunu bilir iken, korkulacak yegane şey; Var edenin huzurunda mahcup olma ihtimali.

Zamanı yakın ya da uzak… Toplumu ve/veya bireyi ilgilendiren doğal felaketler için “irrasyonel dua” önerim ise şöyle;
Önemli not: Hangi dilde olursa olsun bir dileğin, bir duanın ezbere seslendirilmesinin faydası konusunda bir fikrim yok. Talebin, dileğin içselleştirilmesi, bir duayı var eden kabulün yaşama yansıtılması bir bütün olarak ele almalı.
Bir de, yaşamla ilgili farkındalığı kişisel/toplumsal afet zamanlarına ertelememek bir seçenek.
Bir diğer seçenek; henüz ortada hiç bir sıkıntı yokken, yaşamın en doğru kapısını çalmış olmak.
Seçimde özgür olmaz isek zaten adı “sınav” olmaz.

“Yarabbi
Yaşam dediğimiz bu okulun öğrencisiyim.
Bana bu aklı verdiğine göre; en önemli açlığım bilmek ile ilgili.
Diğer memeliler gibi, beslenme, üreme, barınma gibi sorunlara yoğun ilgi gösterip, aklımı geliştirmeyi unutmuş olmak istemiyorum.
Biliyorum ki, bilme çabalarının en uç noktalarında Sen varsın.
Bilmek hediye ettiğin benim, Sana yaklaşabilmekten daha önemli başka bir beklentim yoktur.
Her şer de bir hayır olduğunu bildiren Sen sin.
Sen ‘in okulunda gördüğüm, göreceğim her tür dersten razıyım.
Yaratan Sen olduğuna göre, benim “razı olduğumu” belirtmemin dahi; münasebetsiz durmasından çekinirim.
Öğreten Sen sin. Aklı ile, düşüncesi, algısı ile; henüz kendisini taşıyan bedenini dahi çözememiş -bilme fakiri olan- benim.
İnsanlığın; beslenme, barınma, iletişim, bilgiye erişme gibi temel sorunlarını çözen ve farkındalık bekleyen Sen olmalısın.

Yarabbi,
Sınavının/dersinin biz yarattıklarının seviyesine uygun olduğunu zannediyorum.
Benim ihtiyaçlarımı, Sen benden daha iyi bilensin.
Öğrenmek ve bilmek yolunda; sınavın/okulun/cezanın/ödülün zorluk dereceleriyle ilgili tarifte bulunmak haddime değil.
Bizler ölmenin dahi ne olduğunu bilemiyoruz.

Daha çok bilerek, daha çok hissederek… Sana doğru yaptığımız yolculukta, her bir tecrübe, her bir sınavın Sana bir adım daha yaklaşmak olduğunu, geç de olsa görmeye başlıyorum.

Okuldan uzaklaştırılmak, huzurunda mahçup olmak en büyük çekincemdir.

En zor koşullarda Seni sevmeyi sürdürmek, tarafımdan Sana bir lütuf değildir.
Eksiklerimi hatırlatan Sana bir teşekkür olarak kabul etmeni diliyorum. ”

İLAVELER (28.09.2018 00:44)
Yazıyı yayınlamadan gözüme ilişti.
Pazar günü beklenen kasırganın Akdeniz adı “Tropical Medicane
Düz anlamı: Tropikal İlaç  (Bir sitede hurricane ile medicine nin katışımı diyor, o da zaten aynı kapıya çıkıyor)
Eğri anlamı: Medine için acil durum
Meali: Medeni, çağa yakın yaşayışı olan şehir için erken uyarı sinyali
Türkiye ‘de adını “Kırbaç kasırgası” olarak koymuşlar. (Parodi isim olabilir, önemli değil)
Onu açalım:
“Sabır aşısı”
Yolda olanla ilgili küçük bir fragman. Sabır tavsiye eden…
Hedeflenen mesaj yeterli seviyede algılandıysa, amacını tamamlamış, gerçekleşmeye ihtiyacı kalmamış olay.?
Ve yeni hafta başlangıcı. Yepyeni sınavların başlangıcı.
Sabrın, sadakatin, güvenin, farkındalığın, samimiyetin, paylaşmanın test edildiği sınavlar. Sağdan gösterip soldan vuran sınavlar.

Ne mutlu Master Class topraklarda yaşıyoruz.
Ne mutlu insan güzeli on binler, yüz binler, milyonlar; hiç durmadan, suya can simitleri bırakıyorlar.

27-28.09.2018
A.E. Urla

İLAVE 2  (29.09.2018  01:38)

Komşu Yunan, yoldaki kasırganın lakabını “Zorba” koymuş.
Alexis Zorba…
1964 yapımı film. Antony Quinn in canlandırdığı, filme de adını veren karekter.
1946 da Nicos Kazancakis ‘in yazdığı romandan…

Zorba, -bir çok eserin yaptığı gibi- yaşadığımız günleri metaforlarla anlatır.
Zorba, bir Yunan adasını fon olarak kullanmasına rağmen, -adı üzerinde- Türktür.
Zorba, insanlığın tarihsel bir değişiminin formuyla ilgili ipuçları verir.

Böylesi önemli bir eserin, lakap olarak kullanılması günümüze yansıyan ikincil bir ipucu olarak görülebilir.

(17/18 Eylül 2018 tarihinde, Efes Antik Tiyatro da Zorba sahnelendi )

Zorba ve Kırbaç üzerinden Tropical Medicane kasırgasını okumaya kalktığımda;
– Göğün çok ciddi hacimdeki suyu absorbe edip, başka bir yere bırakması
– Yer kabuğundaki şok ağırlık değişiminin kırılmalara yol açması
– Özellikle Yarımada ve İzmir i ilgilendiren fiziki değişimlerin (akut ve/veya kronik) başlangıcı
– Kalipso: Yunan mitolojisinde; Zeus un kasırgasında arkadaşlarını yitiren Odysseus bir adaya çıkar. Ada, Deniz Perisi Kalypso ya aittir ve onu çok sever. Odyssseus evine dönmek istese de kabul etmez, onu zorla 7 yıl bu adada tutar. 8. yıl tanrıların yardımıyla evine dönebilir.
– Urla meydanındaki, Poseidon u ya da Zeus u çağrıştıran, kayığı bir tarafından havaya kaldıran heykel, Zorba kasırgasına dayanıklı mıdır ?
– Ekim bir, ekim iki…
İstendiği kadar “bilimsel veri ve tahmin” densin; bir hafta öncesinden halkın uyarılması ve hazırlık yapabilme zamanının bırakılması; Tanrı nın bir lütfu.
Yaprağın dahi boş yere kımıldamadığı yaşamda, hiç bir şey tesadüf değil.
Yanılmanın tek nedeni var; doğru okuyamamak.