Güzel günlere

On sene öncesine kadar, kendi kendime düşünüp duracağıma, kurduğum düşünce zincirlerini yazıya dökeyim, belki ilgilenip okuyan olur, diyordum. Sonra hayat, düşünmekten pek olmasa da, yazmaktan alıkoydu. Doğrusu ben de, tanınmış olmanın güzelliğinin yanında, insanın sırtında taşıyacağı ömürlük bir yük olduğunu gördüm ve frene bastım.

Bugünlerde rafları kurcalarken, o geçmiş günlerin gazete küpürleri elime geçti.

Sayfalara bakarken geçmişteki düşüncelerimde gezinmiş oldum ve bir daha hatırladım; “Doğruyu aramak, dinamik bir süreçtir” İnsan onu aradıkça, hem de “buldum” sanıp defteri kapatmadıkça, doğru hep zirveye doğru yer değiştirir. Ben de, geçmişte yazdıklarımın bazılarıyla ilgili şimdi farklı düşündüğümü belirtmeliyim.

Kantarın topunu fazla kaçırdığım da olmuş, kimi tespitlerimde isabetsiz düşündüğüm de… Düşünce gezintileri yapayım derken kırdıklarım olduysa özür dilerim. İşin içine kırma-kırılma girince düşünce zaten anlaşılır olmaktan çıkıyor.

“Bilme” işini becermekte zaten aciz durumdayız, hiç olmaz ise kırmamayı başarırsak ne güzel olur…
Güven ve sevgi dolu günler dileğiyle.

Not: Yazmak, iddialı olabileceğim bir alan değil. İmla hatalarımı görüyorum. Bazen anlatım bozuklukları. Genelde üzerine çok zaman ayıramadan yazıp geçiyorum. Günlük hayattan bu uğraşlara az zaman kalıyor… O yüzden lütfen her cümle ince ince düşünülmüş, sıralanmış, ikincil manalar gizlenmiş sanmayın… Konunun içeriğine odaklandığım için o tür detayları umursamadan yazıyorum.