HİÇ KİMSE YALNIZ DEĞİL


Foto da gördüğünüz haberi yapalı 33 küsur yıl olmuş. Gün hesabıyla tam 12122 gün.
Hayatımdaki özel bir gündü. Muhtar, simidi vanaya geçirdi, sonuna kadar  çevirdi ve üç beş metre geriye çekildik. Borunun ağzından buhar gelmeye başladı.
Önce bir karış, sonra üç beş karış yükseldi. 1 dakika kadar sonra yedi-sekiz metreyi bulmuştu… Derinden, bas tonlarında homurtular gittikçe yükseldi, yer de ince ince sarsılıyordu, otuz kırk metreye ulaştığında yamaca çıkıp fotoğrafımı çektim.
Tamam, sıradan… Neticede insan tarafından delme işlemi yapılmış bir gayzer.
O vana bir süre sonra kapatılmasaydı, buharlar nereye kadar çıkardı…
Kontrol (vana); insan elinde… İster aç, ister kapa 🙂

O gümbür gümbür güç karşısında insan; eziklik, hayranlık, tedirginlik… Karışık duygular içine giriyor. Sonra saygı gibi bir şey.
Adına Allah dediğimiz mutlak İrade, (siz dilerseniz Tabiat Ana deyin); bizi yaşanabilir müthiş dengeli bir düzenin içine doğurmuş. Yer altında hapsedilmiş olan tüm enerji çeşitleri, kontrol edebildiğimiz bir faydayla bize sunulurken; aynı zamanda küçük bir denge değişiminde her şeyin tersine dönebileceği bir potansiyel de barındırıyor.
Yani, senelerdir; yastığıma kafamı koyup, yorganımı çektiğimde, cümlesini kurmasam da içimden geçiyor;
“Bu gece de sıcak yatağımda rahatça uyumayı hak ettim mi, yoksa geleceğe mi borçlanıyorum…”
Daha geçen gün bir kusurum oldu.
Bu buharın çıktığı köyden evimize dönerken, hava kararmıştı; yolda bir köylü el kaldırdı.
Selektör yapıp yoluma devam ettim. Bahanelerim vardı ama sıkışsaydık, o bir kişiyi alabilirdik.
Benzer durumlar, 2011 de Ardahan/Hanak bölgesinde geçti. Gurbet yerde bir sürprizle karşılaşmayayım diye; arabada bir ben de olsam pas geçtim…
Ümidim bunların “hafif kusur” yazılması. (İlk fırsatta bölgeye gidip, köyler arası ring yapacağım..)
Öyle bir alışmışız ki; ruhsatı, tapusu “benim” olan şey “benimdir”, demeye…
Oysa sahip olduğumuz her şey, Tabiat Ana ‘nın bize emaneti ve kimin ihtiyacı varsa; onun -uygun miktarda- faydasına sunmak, bir onur… Kiracıyız neticede…

Suçlarım boyumu aşmışken, dışarda suçlu aramak gücüme gidiyor.
İnsanlara, hayvanlara eziyet edenlerle ilgili haberler, iletiler gözümün önüne geldiğinde; en çok kendimden utanıp, kapatmayı tercih ediyorum.
Lanet sözleri yağdırıp, “fail” i hedeflediğimde, kendimi kandıracağımı düşünüyorum.
Velev ki, Tabiat Ana; “Bu vahşilikler bu kadar yayılana kadar neredeydin ?” diye sorarsa, ne cevap vereceğim ?
“Velev ki, okulda öğretmediler; sen evde çocuklarına Allah sevgisi, Allah güveni verdin mi ?” diye sorarsa ne diyeceğim ?
“Tanrının tokadı ya da ödülünün, teşvikinin; özel ve toplumsal hayatın her kıpırtısında hep aradım” diyebilir miyim ?
“Sorunları devlet organizasyonu çözsün diye; oyumla, sandıkla, sürece katkı sunmaya çalıştım” desem, kafi gelir mi ?

Kötü nün yüzüne tükürüp, kellesini … istediğimiz şu günlerde; basit bilinen bir durumu örnekleyeyim;
Bir okul müdürü, her pazartesi vaazında çıkar; uyuşturucu maddelerin zararlarını anlatırsa ve bunda ısrar ederse; oradaki öğrencilerin bir kısmının o istenilmeyen yola girmesi, geri kalanlarının kafasında da bu durumun normalleşmesini sağlanmış olur. Müdür bey, kötülerken bir de bunun çeşitlerinden ve etkilerinden bahsederse; dinleyicilerine maddi bilgi de vermiş olur. (Bakın çocuklar bu kötü huylu tipler, Afyon u şöyle çizip… )

Bu yüzden de; suç ve suçlu tarif edildiğinde, onları lanetleme kampanyalarına katılmıyorum.
Eylemleri anlatan isim ve fiillerini dahi anmaktan çekindiğim olaylar karşısında; bunda benim payıma düşen kabahat/suç oranı nedir acaba, diye kendime soruyorum sadece…

Ev halkı diyor ki, “yalnız kalırsın”
Tabi… Popülist rüzgarın bir tarafında olmadan onaylanmak kolay değil. Hiç ümit yok mu ? Biraz var…

Ne bir arkadaş grubuna üyeyim, ne bir STK içindeyim, ne bir siyasal partiye sempatim ya da antipatim var, ne bir ideolojinin peşindeyim, ne gizli bir örgütün üyesiyim, ne de dinsel bir gruplaşmanın, cemaatin, akımın kenarında, köşesindeyim…
Bu sıra dışı tutumum ister derin devletin hoşuna gitmesin, ister CIA, KGB, MOSSAD susturma planları yapsın; ister Trump tavuklarımızı çalsın;
Hiç bir güç; görebildiğim oyun içinde “herhangi bir rol” oynamaya beni zorlayamaz.
Zorlasa da havasını alır…

Tüm dünya el birliği etsin; bana suç ve suçlu tarif etsin;
“Falan çaldı, suçlu”
“Filan vurdu, suçlu”
“Feşmekan parti, kötü, suçlu”
“Komşu şunu dedi, suçlu”
“Falan ülke kuyumuzu kazıyor, suçlu”

Hepsine koca bir HAYIR

Bir suçlu var o da KENDİM

Kendi eksiklerimi arayıp, gidermeden; suç ve suçlu tariflerine kulak kabartmak bana nasip olmasın.

Yalnız mıyım ?
Değilim.
Dünyadaki her bireyin, her an -tahminlerin dahi ötesinde- yanında olan; O, Var Eden Güç, eminim benim de yanımda.
Ve her düşüncemde, her adımımda, en önce ve en sonra O ‘na karşı sorumluyum.

Dünya dan gelen feedback lerden önce, Var Eden ‘in rızası hepsinden önemli.
Vicdan ve akıl hangi durumda ne yapılması gerektiğiyle ilgili zaten herkese rehberlik ediyor.

Emin olun, kalabalıkların küçük bir parçası olan bizler, çatının tepesini biçimlendirmeye, dönüştürmeye çalışıyoruz ya; yönetenlerin statüsünü korumak ya da yeni yöneticileri oraya koyarak kurtulacağımızı sanıyoruz ya ?
Aslında durum hiç de öyle değil; dönüşmesi, yeniden yapılanması, akıl ve duygu dünyasını bir adım yukarı, iki adım yukarı taşıması beklenen; birey birey BİZLERİZ.

Bu anlamda hiç kimse yalnız değil.
Başa ne gelirse gelsin; ihtiyaçtan fazla korkacak hiç bir şey yok.
Yeter ki, çalınacak kapıyla ilgili kafa karışıklığımızı gidermeye başlayalım.
Nihayet, O öğretir.
Bir kaç yüz yıl, bir kaç yıl, musibetlerle hem öğretir hem seviye tespit sınavı yapar;
Vakit gelince sınav büyür, her bireyin ihtiyacına uygun, bulmalar, öğrenmelerle sonuçlanan yeni deneyimler yaşatır.
Bu yaşam okulunda, bir tek kişinin sınıfta kalmayacağına inancım tam.
İnsanoğlunun vicdanı, aklı, içindeki sevgi, yaşadığı, yaşayacağı deneyimler; düşük puanla da olsa bu diplomayı almaya yetecektir.
Elbette en doğrusunu, biz dahil, varı var eden, ilgisinin ve sevgisinin merkezinde, biz İNSANOĞLU nun olduğunu bildiğim; YARADAN ımız bilir.

Kucaklandınız 🙂

A.E. Urla
03.07.2018
02:00