KARANTİNA TAMAM… AMA ELİMİ ÖYLE YIKAMAM

Bu sene de Madrit ‘e gitmeyiveririz.
Yakın mesafede, haftada iki-üç güncük şatobiryan, şampanya keyfimiz vardı… Erteleyiveririz.
Karşılıklı eş dost ziyaretleriyle mutlu mesut akşamlarımız vardı…
Olmayıversin…
Yani… Karantina konusuna ful ikna olmuş durumdayım.
Virüs yalanmış, gerçekmiş, 3 vakaymış, hiç yokmuş…
Önemli değil.
“Koruyucu tıp” vs babından da sayılsa, şöyle bir oturalım evimizde.
Koşuşturmaya bir mola. Sakin sakin. Tam anlamıyla sakin şehir…

Ama şu el yıkama mevzu ! Hem de 20 saniye !
Öyle, sabunla, bilmemneyle sürte sürte derimin zırhını günde on sefer sökmeye hiç niyetim yok. İngiltere den Japonya ya, istediğiniz kadar videolarla, haberlerle aynı şeyi söyleyin… Yine yıkamam… Yine yıkamam.

Niye mi?
Vücut gözeneklerden derinin yüzeyine koruyucu bir sıvı bırakır.
Yağ, tuz ve aklımızın ermediği başka elemanların bulunduğu nemli bir tabaka yaratır.
Bedenin bu ince zırhı; hem mekanik, hem kimyasal, hem biyolojik bir koruma sağlar.
Tek hücreden ibaret virüsün boyutunu bir düşünün.
Kolonyayla, sabunla, sürte sürte, bol suyla eldeki derinin kalkanı sıyrılıp atılmış.
Virüsün yolu o ele uğrarsa yardım için teşekkür edebilir.

Artı “sakınan göze çöp batar” diye bir söz de var…

Artı, şebekeden gelen su içilecek kadar temiz de bizim mi haberimiz yok.

Virüsün şebeke suyuna karışmadığı, karışamayacağını kim garanti edebilir ?

Senelerdir “Tüm dünya yanlış da ben mi doğru olacağım” diye diye… Macunla fırçayla dişlerimizi mahvettik… Yemekle suyla mideyi bağırsağı mahvettik… Şeklimizi bozduk, göbek yaptık, saçı döktük…
Şekli şemali hala idare eder bir ellerimiz kaldı…
Şimdi de ona mı göz diktiniz !
Islak mendillerle, sürte sürte gözenekleri iyice aç, günde bilmem kaç sefer dakkalarca suya maruz bırak, su deriden dokuya sürekli hücum etsin, altı ay sonra genç yaşta su gergedanının derisine dönsün ?
Yok hocam.
Pis diyen desin. Napıyım…
Çeşmeyi azıcık açarım. Az miktar sabunla, her zamanki gibi 3-5 saniye su altında yıkar, hemen kurular, işime gücüme bakarım.
Zaten epeydir suya gıcığım var:

SUSAMAM SUSADIKÇA SIRA BANA GELECEK 🙂

…….

Karantina günleri için ihtiyaç listesi hazırladım. Çoğu tamam…
1- Gitara yedek tel (Al)
2- Curanın eşik tamir olacak
3- Defne nin keman için çenelik ısmarlanacak
4- 66 W amfi (tmm)
5- Kabin (tmm)
6- Terasa uzanacak elektrik kablosu (tmm)
7- Mikrofon/sehpa (tmm)
8- İnsan olmaya geldim… (Şarkı sözü yazıcıdan çıkarılacak)
9- İnverter, pil, ışıldak vs (tmm)
10- Darbukayı tamir et

Yemek, memek ?
Zaten altı aydır  günde toplam tüketimim 1 tabak aş, 2 su bardağı sıvı…
Şu günlerde bu miktar bile fazla gelmeye başladı.
Bahaneyle biraz azaltırım 🙂

Diğer dünya ülkeleri gibi şehir şehir karantina haline geçince sokağa çıkmak yasak.

Deprem bir iki sallarsa eve girmek yasak.

Arafta kalınca üflemeli çalgılar iyi gider. Taşıması kolay olur.

Atalay Ergezen
15.03.2020 Pazar
00:30 Urla