Kurukafa krizi

Sakız Adası ‘nda, Nea Moni manastırındaki kurukafalar bölge medyasının gündeminde. Manastır, kalıntıların, “Türklerin katliamından” olduğunu iddia ediliyor. Egeliler de komşunun, bu düşmanlığı kaşıyan tavrını, protesto etmeye hazırlanıyor. Hıristiyanların insan iskeletine özel bir ilgileri var. Özellikle Ortodokslar, tarih boyunca değişkenlik gösteren “ossuary” dedikleri mimari yapılarda insan kemiklerini muhafaza ederler. Prag ‘ın Sedlec kasabasında bir kemik kilisesi bile var. 40 bin insanın kemiği ve kurukafasıyla dekore edilmiş. Kurukafa ve Kemikler Tarikatı (SBS)1830 ‘da Amerika ‘da kurulmuş.... Devamını Oku

URLA’NIN İMAJI İÇİN BİR YOL VAR

Son birkaç yıldır, İzmir in şirin ilçelerinden Urla ‘nın imajını etkileyecek bir çok olay yaşandı. Temiz toplum adına suçun ve suçluların ortaya çıkarılması, adaletin yerini bulması sevindirici. Öte yandan bu olayların ikincil bir etkisi var ki, o da marka olma yolunda, tarihini hatırlayan, yeni oluşumlarla geleceğe hazırlanan Urla ‘nın imajı. Urla ‘nın zedelenen imajını düzeltmenin bir yolu var. Nasıl mı ? Anlatayım.... Devamını Oku

“SPD ‘Yİ SEÇERSENİZ UZAYLILAR ÜLKEMİZİ İŞGAL EDECEK”

Her şey Cumhuriyet Gazetesi ‘nin kurguladığı yanlış bir yol üzerine inşa edildi. Gazete bir “vatan düşmanı” yaratmak, kitleleri bu düşmanın karşıtlığında bir araya getirmek niyetindeydi. Göle bir taş attı, taşın yarattığı dalga CHP kurmayları ve kamuoyu önderleri tarafından benimsendi, seçim propagandasının ana ekseni böylece belirlenmiş oldu.... Devamını Oku

Bebeklerin kaydı kimin umurunda ?

İçerde, bürokratların, siyasilerin, derneklerin ve vakıfların dikkatini çekme yollarını tüketince, oturdum AB ye bir soru gönderdim. Önemli bir farkımız bu tür yazışmalarda ortaya çıkıyor. Kim olduğu belirsiz –kimlik no bile istemedikleri- birisinin e-postayla yönelttiği soruyu yanıtlıyorlar; “Avrupa Birliği yeni doğumların kaydedilmesiyle ilgili işleyişi üye ülkelerin kendi hukuk sistemine bırakıyor”... Devamını Oku

TÜRK ESNAFINA “DAYANIKLILIK ÖDÜLÜ” VERMESİ İÇİN BİD ‘E BAŞVURDUM

İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ‘nin Amerika ‘da Uluslararası kalite ödülü aldığını duyunca oturduğum yerde kalakaldım… Ellerim klavyeye uzanamadı. Meğer, -en azından İzmir ‘de- esnaf ve sanatkarlar mükemmel düzeyde, altın kategoride, dünya çapında bir ödülü hak eden kuruluş tarafından temsil ediliyormuş da, biz bu kaliteden şüphe ediyormuşuz….Oysa, esnaf sanatkar odalarının; aidat ödenilen ve takdim edilmek zorunda olunan belgelerin alındığı yer olarak bilindiğini yazmaya niyetliydim. (Halen, “alınan ödüle sevinememe suçunu” işliyor olmanın tedirginliği içindeyim)... Devamını Oku

VER KORKUYU KOLONLARA, VER KORKUYU

Vatan elden gidiyor, şeriat, din elden gidiyor, yakın zamanda büyük deprem… Hangisinden alırdınız ? İsterseniz önce bir aperatif; devalüasyon, banka batması, işten atılma, işyerinin iflası quarteti. Ardından ana mönüye geçiş yapalım; kandırılıyoruz, dış güçler bizi batıracak, her şey kötüye gidecek üçlemesi… Yanına sofralarımızın vazgeçilmez bir rengi, darbe tehlikesi… Bölünme tehlikesi gerçekliğinden şüphe duyulacak kadar geniş bir zaman aralığına yayıldı ama halen güncelliğini koruyor.... Devamını Oku

İnciraltı ‘nın “doğruluğunu” uygulama belirleyecek

 EXPO yeriyle ile ilgili düşünceler sunmanın, konuyla ilgili tartışmalar yapmanın, bilimsel araştırmalar ortaya koymanın başlangıç tarihi 2006 ‘nın başlarıydı. İzmir ‘de yaşayan insanlar, kamu kuruluşları, meslek örgütleri olarak önümüzde uzun bir zaman vardı. Bu uzun süreçte sessiz kalıp, karar verildikten sonra görüş ve eleştirileri yoğun bir şekilde gündeme getirmek bana verimli görünmüyor.... Devamını Oku

İNEKLE D(A)NA, DÖNDÜYLE DÖNE

Türkiye ‘nin dönüşüm sürecinde

Arnavutluk eski Büyükelçisi Nesip Kaçi, ömrü boyunca hiç görmediği akrabalarını bulmak üzere bir ege kıyı kasabasına geldiğinde sormuştum; “Arnavutluk ‘da sistem ne zaman dönüşecek ?” Eski Doğu bloku ülkelerinin teker teker komünizme veda ettiği yıllardı. Nesip Kaçi kendinden emin yanıt verdi: “Bizdeki sistem diğer ülkeler gibi değil… Temellerimiz sağlam, halkımız rejimden memnun…”

Okumaya devam et İNEKLE D(A)NA, DÖNDÜYLE DÖNE

Eski filmler yeni filmler

Senelerdir Türkiye’nin dış dünyada anti-propagandasını yapan meşhur film Midnight Express (Geceyarısı Ekspresi) için bir “deşifre kampanyası” başlatıldı. “Midnight Express”i gerçekte yaşayan Bill Hayes ile ropörtaj yapan Alinur Velidedeoğlu, filmin tamamen bir çarpıtma olduğunu gözler önüne serdi. Öykünün gerçek kahramanı Hayes, filmde gösterilenlerin yaşadıklarıyla örtüşmediğini, yani bir uydurma olduğunu söyledi.

Yurt dışında pek ilgi görmeyen bu açıklama Türkiye ‘de yoğun olarak işlendi.

Geçenlerde uzun yıllar yasaklı kalan Yılmaz Güney ‘in Duvar adlı filmini ikinci kez izleme şansım oldu.

Okumaya devam et Eski filmler yeni filmler