ŞARAPSPOR VS SUSPOR -BÜYÜK DERBİ !


SON YÜZYILIN EN BÜYÜK DERBİSİ
ŞARAP-SPOR: 0 – SU-SPOR: 50
-Topu taca atarak kazanmanın hikayesi-
Yıl 1966
Ankara Üniversitesi, Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi öğrencileri çok özel bir futbol maçı için hazırlıklara başladılar. Yapacakları maçın yüzyıla damga vuracak bir maç olacağının farkında değildiler. (Halen de farkında değiller)
İki yıl spor muhabirliği dışında futbol ile hiç ilgisi olmayan ben; dünya futbol tarihine damga vuracak bu maçı amcamdan dinledim. Bizzat izlemediğim halde, defalarca o sahneleri hayalimde yaşadım.
Konya Ereğli ‘de yetişip, fakültenin Tarih bölümünde okumak üzere Ankara ‘ya giden Faruk Ergezen (amcam), bu büyük maçın organizasyon komitesinde yer almış.... Devamını Oku

DÜNYA GÜZEL GÜNLERE HİÇ BU KADAR YAKLAŞMAMIŞTI


Dünya insanının farkındalığı günden güne o kadar  gelişiyor ki; “güzel” in tanımı da değişiyor. Zaten güzelin tanımını yenilemeden, kurulacak hayaller, atılacak adımlar güdük kalıyor.
“İki arabam, bir yatım olacak, ben de mutlu olacağım” kadar güdük…
“Kötüleri, düşmanları yenip güzele kavuşacağız” kadar güdük…
Böylesi kısa menzilli, hem de “akıl sahipliğine” mahcubiyet katan “beklentiler”, biz farkında olmadan yenileniyor.
Gündelik siyasetin; “iyi” ve “kötü” ile ilgili yaptığı mantık ötesi bombardıman da, nöronlarımızı yeni tanımlara zorluyor.
Aslında, şu an soluk alıp veriyor olmanın muhteşemliğini hissetmeye başladığımızda; “güzel” ile ilgili algımız da değişmeye başlıyor. Beden  ve bedenin serüveni nereye savrulursa savrulsun; devasa organizasyonun sorumlu bir “öznesi” olarak  kendisini yeniden konumluyor.... Devamını Oku

DÜNYAYI GÜZELLEŞTİRMEK; SANATLA, AŞKLA, BİLGİYLE BULUŞTURMAK; TÜRKİYE ‘YE YAZILMIŞ.


Neden öğünmeyelim ki ?
Hacı Bektaş-i Veli den başlasak saya saya bitiremeyiz.
Her birinin hayatının özetlerini okumaya kalksak, aylar sürer.
Ün salmışlara yetişemiyoruz, bir de adı çok da duyulmamışları katsak… Bitmez…
Say say bitmez…
1200 lerden öncesine uzansak…
Horasan ‘dan, Mezopotamya ‘dan,  Maveraünehir’den, Nil ‘den, Orta Asya ‘dan, Bereketli Hilal ‘den, Kutsal topraklardan, Kafkas ‘lardan daha nerelerden, uçmuş uçmuş gelmişler.... Devamını Oku

UYUYACAK VAKİT DEĞİL


Sustu… Vazgeçti… Korktu, pustu… Gibi sözler duyuyorum. Üstüme alınıyorum.
Haşa. Sümme haşa.
Haburuya uşaklar… Dolmuşlar ful çekerken konuşmak neye yarar ?
Yolculara düşman mı ettireceksiniz beni ?
Şoförler de isyan eder…
Hadi şu kadarını diyeyim;
Saint Kocaoğlu ‘na vapurların karada sefer yapmalarını öneriyorum. Dolmuşlar, otobüsler de -ilave bir düzenekle- denizden sefer yapabilirler.
Kocaoğlan darılsın, ziyanı yok. Yeter ki ahali rahat etsin.
Ayrıca içinde “Ai” geçen seslenişlerin yermek mi övmek mi olduğu muallakta, hatırlatayım.... Devamını Oku

KİTLE DEVRİMİ YERİNE, GİZLİ, BİREY DEVRİMİ

Başlığa bak.
Yazan şimdi Marx, Engels… Yardıracak sanmayın…
Yok, yok valla öyle değil.
Gerçekten kopuk, kurgulardan bana da gına geldi.
Hani mesela “ekonomi bilimi”…
En basitinden arz-talep dengesi fiyat oluşumu… Formüller bilmemneler…
Koca koca kitaplar. Dirsek çürüten öğrenciler.
Gerçekte domatesin fiyatından, doların paritesine varıncaya kadar belirleyici olan ne ?
Kur, mur, benzinin fiyatı…
Hepsi Tornacı Muhittin in elinde :)
Vay efendim “piyasa ekonomisiymiş”, Keynes in formülüymüş…
Tornacı Muhittin isterse, bir gecede ekonomik krize sokar, isterse benzini %50 aşağı çeker.
Her gelişmeye de uygun bir açıklama bulunur. Yok dışarı para kaçtı, yok borsa bilmem ne oldu…
Yani her şey Tornacı Muhittin in elinde.
Kanıtım var mı ?
Malesef yok…
Zaten böyle şeylerde kanıt olmaz.
Kanıtı olan şeyler de zaten uluorta söylenmez.... Devamını Oku

İZLERE RASTLAYAN İNSANLARIN TEPKİLERİ


Sahilde gezerken, üzerinde anlamlı bir imge bulunan taş bulursanız; bir an bakıp, kaldırıp atabilirsiniz.
Ya da cebinize koyup evinize getirebilirsiniz.
Onun fotoğrafını çekip, arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
O taş parçasına, benim dediğim gibi “Tanrı ‘nın yaptığı bir resim” de diyebilirsiniz;
“Tesadüflerle, bizim algı dünyamızda adresi olan bir imgeye dönüşmüş” de diyebilirsiniz;
“Üzerine bir deve basmış, ardından  gergedan tükürmüş, tükürüğe üşüşen karıncalar karınlarını doyururken isabet eden yıldırım onları çamura yapışmış böylece şekilli bir renk oluşmuş; birisi de bulmuş bunu Allah ‘a adresliyor” diye dalganızı da geçebilirsiniz.... Devamını Oku

PEKİN DEN, BOSNA DAN; ADNAN HOCA YA DÜŞÜNCE GEZİNTİSİ


Rusya ya borç yüzünden, mutfaktaki çatal, bıçak, tencere tava ne varsa devlete teslim edilmesi emrini ver, uygula…
Ürünlerine el koy… Ailenin kendi kendini beslemesinin dahi tüm yollarını tıka…
Ve sen, Çin ‘de “Büyük Atılım” adı altında 1958 den 1961 e kadar milyonlarca insanın açlıktan ölmesinin üstünü ört…... Devamını Oku

GERÇEK ÖZGÜRLÜK TANRI ‘YI VE KENDİNİ TANIMAKTAN GEÇER


Vahiy: Tanrı tarafından Tanrısal bir buyruğun ya da düşüncenin peygambere bildirilmesi…
Peki, Tanrı tarafından tüm insanların erişebileceği şekilde bırakılan mesajlar toplamına ne ad vereceğiz ?
İlerde daha anlamlısıyla yer değiştirmesi ümidiyle buna “Tanrı Mektupları” dedim.
Biraz açarsak; “Tanrı ‘nın açık Mektupları”
Biraz daha açarsak;
“Zaman ötesi gücün, insanların bulması ümidiyle milyonlarca yıl öncesinden uzaya ve yeryüzüne bıraktığı, herkesin algılayabileceği mesajlar”
Konu bununla sınırlı mı ?
Değil… Giderek, yakın geçmişimizde, bugünümüzde ve geleceğimizde; Allah ın bizlerden hiç de uzak olmadığını, onun izlerine ulaştıkça, gerçek anlamda özgürleşebildiğimizi hissedeceğiz.... Devamını Oku

HİÇ KİMSE YALNIZ DEĞİL


Foto da gördüğünüz haberi yapalı 33 küsur yıl olmuş. Gün hesabıyla tam 12122 gün.
Hayatımdaki özel bir gündü. Muhtar, simidi vanaya geçirdi, sonuna kadar  çevirdi ve üç beş metre geriye çekildik. Borunun ağzından buhar gelmeye başladı.
Önce bir karış, sonra üç beş karış yükseldi. 1 dakika kadar sonra yedi-sekiz metreyi bulmuştu… Derinden, bas tonlarında homurtular gittikçe yükseldi, yer de ince ince sarsılıyordu, otuz kırk metreye ulaştığında yamaca çıkıp fotoğrafımı çektim.
Tamam, sıradan… Neticede insan tarafından delme işlemi yapılmış bir gayzer.
O vana bir süre sonra kapatılmasaydı, buharlar nereye kadar çıkardı…
Kontrol (vana); insan elinde… İster aç, ister kapa :)... Devamını Oku

ÖZLENEN GÜN / HESAP GÜNÜ

21 Aralık 2012 günü kimi kesimler kıyamet kopacak diye önceden hazırlıklarını yaptılar, bir çoğu Şirince ‘ye akın etti… Ayinler, dualar, el ele tutuşmalar, şarkılar…
Ne oldu ?
Fosss ;)
Mayalar yanılmış heyyyoooo :)
Mayalara inananlar yanıldı heyyooo:)
Demek ki neymiş ?
Onlar yanıldıklarına göre kıyamet, mıyamet kopmayacakmış…
Hoppa şina şinanay şinanay
—–
Kazın ayağının böyle olamayabileceği üzerinden yürüyelim.... Devamını Oku

BUZAĞIYA MI YANALIM, ANASINA MI, HIRSIZA MI ?


Dünkü yazımda Bakara (sığır) suresinden ayetlere yer verdim, bugün bir ineğin yakarışları kulağımda çınladı.
Köyde, uzaktan akrabamız Çevre ailesi… Evleri, damları arazilerinin başında. Bayramın üçüncü günü misafirlerini yolcu etmek için Ürkmez e gidiyorlar. Bir kaç saat sonra döndüklerinde iki koç, bir buzağı çalınmış.
Buzağının adını Salih koymuşlarmış, salı günü doğduğu için. Sevimli mi sevimli… Ev halkının arkadaşı olmuş. Henüz 2 aylık…
Anne inek başlamış mı ağlamaya… Nasıl… Ciğerleri sökülürcesine… Üç gün sütü inmemiş üzüntüden… Dinlenip dinlenip haykırmış… Evdekilerin yüzünden düşen bin parça…... Devamını Oku

ALLAH KELAMINDA NELER ANLATIYOR ?

Kutsal metinler Allah ‘ın kelamıdır.
Yani, kendisi bir şifre olan “lisan” kullanılarak okunması emredilen anlatılar bütünü.
Pozitivist, modern, bilimi hayatının merkezine almış insanların dünyasından baktığımızda; şöyle bir soru çıkabiliyor;
“Yazın sanatı açısından, en üst basamaklarda bir eser bekliyorum”... Devamını Oku