DÜZELTME VE SALLAMA

Bundan önceki 4-5 yazımda ortak bir hata yapmışım.
Senelerdir seçimle sandıkla pek ilgilenmediğim için başlarda kendime pek güvenemedim.
Yakınımdaki bir kaç kişiye sordum. Hak verdiler.
Zarfa kaç pusula girecek sorunsalı !
Ufak ufak duyurmaya başladım. Kimseden aksi yönde bir itiraz çıkmadı.
Yani;
“Zarfa 5 pusula girmesi gerekirken 4 ü nereden çıkarıyorsunuz ?” dememe hiç bir itiraz gelmedi.
Bu kadar da bariz aldatmaca yapılabilir miydi ?
Bu konuda hatalı olduğumu yine kendim buldum.
Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeleri, ilçe belediyelerine seçilenlerin arasından seçiliyorlarmış. Kanunda öyle.
Böylece “zarfa giren 4 pusula” da aldatmaca yok.
Madara olduk, iyi mi… Okumaya devam et DÜZELTME VE SALLAMA

YÜCE SEÇİM KONSÜLÜ NÜN 4 AŞKI NEREDEN GELİYOR ?

Yüce Seçim Konsülü ‘nün 4 rakamına bu kadar tutunmasında bir hırtlık olmalı.
Ancak “AŞK” kelimesiyle tarif edilebilecek bir tutunma.
Resmi internet sitesinde dahi 6 yı 4 eden, 5 i 4 eden Yüce Konsül ne anlatmak istemektedir ?
Bir zarftaki pusula sayısı ?
Bir toplantıdaki üye sayısı ?
7 olması gereken üye sayısına yine “4” ekleyerek kafalarımızı iyice karıştırmaktadır.
Yoksa 11 rakamında mı bir hırtlık vardır ? Ya 54 ?
Elbet “aldatma” içeriğinde de -hikmetli- “faideler” olabilir.
Bu yazının konusunu ağırlıklı ADALET olmasını ümit ettiğimden mütevellit;
Söz uçar yazı kalır” cümlesini masanın tam orta yerine koyup devam edeyim:

31 Mart 2019 yapılan şeyin resmi adı : “Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi
Ama ne hikmetse seçim yapan kurumun resmi internet sitesinde Muhtarlık ve İhtiyar Heyeti sonuçları yok !
Büyükşehir Belediye Meclisleri sonuçları da yok !

Şu anda Türkiye deki Büyükşehir Belediyelerinde Meclis var mı ?
Var
Seçilmiş üyeler görevlerinin başında, toplantılar yapıyorlar mı ?
İnternetten haberlerini görebilirsiniz.
Onlar seçilip, görevlerinin başına geldi ise, Büyükşehir Belediye Meclisi -aynı diğerleri gibi- bir seçim kalemi değil midir ? Onun da zarfa girecek bir pusulası yok mudur ? Onları uzaylılar mı seçmiştir ? Okumaya devam et YÜCE SEÇİM KONSÜLÜ NÜN 4 AŞKI NEREDEN GELİYOR ?

ANAYASA DA “ERKEN SEÇİM” İN ADI BİLE YOK ! HEPSİ KANDIRMACA :)

Konuyla ilgilenip hukuk metinlerine daldığınızda….
Aboovvv…
İnsan bildiğini bile unutur.
Hatta:
“Ulan adam, anayasanın iki cümlesini anlamak/anlatmak için sayfalarca yazmış. Benim etim budum ne ki…” deyip defteri kapatmak, başka  konulara geçmek mümkün.
Aslında kabataslak bakıldığında durum gayet sade ve anlaşılır.
80 milyon insan kandırıldık 🙂
Kandırılmaya da devam ediyoruz 🙂 Okumaya devam et ANAYASA DA “ERKEN SEÇİM” İN ADI BİLE YOK ! HEPSİ KANDIRMACA 🙂

YÜCE SAYLON KONSEYİ OKUMA SAYMA BİLMİYOR ! YA DA…

O kadar kendi başlarına buyruk davranıyorlar ki, onlar sıradan  bir KURUL olamaz.
Kurcaladıkça “mucizeler” patır patır dökülüyor.
Artık gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. YSK diye andığımız kurul, içinde uzaylıların bulunduğu Yüce Saylon Konseyi ‘dir.

Yasa 7 dediği halde 11 üyeyle toplanan bir güçten bahsediyoruz.
5 kalem seçimi 4 pusulayla tarif eden bir güçten bahsediyoruz.
21.yy insanına çetele tutturan bir güçten bahsediyoruz.
Hem tabi olduğu yasaları hem kendi koyduğu kuralları çiğneyen bir güç!

Öyle bir güç ki, aldığı kararlara yargı yolu dahi kapalı !

23 HAZİRAN SEÇİM TARİHİ YASAYA AYKIRI
“2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunun “Seçimin veya tutanağın iptali” başlıklı 25. maddesinin;
İkinci fıkrasında; “Bir seçim çevresinde yapılan seçimin, seçim işlemleri sebebiyle iptaline karar verildiği takdirde, o seçim çevresinde yeniden seçim yapılır. İl seçim kurulu, seçimin iptaline dair kararı ilan ettiği gibi kararın kesinleşmesini müteakip o çevrede seçimin yapılacağını da derhal ilan eder.”
Üçüncü fıkrasında; “Bu ilandan sonra gelen 60 ıncı günü takip eden ilk pazar, oy verme günüdür.” hükümleri yer almaktadır.”
Yani iptal tarihi 06.05.2019 olduğuna göre, üzerine 60 gün eklediğimizde en yakın seçim tarihi 7 Temmuz olur. Okumaya devam et YÜCE SAYLON KONSEYİ OKUMA SAYMA BİLMİYOR ! YA DA…

YSK nın 11 ÜYE İLE ALDIĞI TÜM KARARLAR BUTLAN

YSK ile birlikte zihnimize oturtulan şey neydi ?
7+4
Yani YSK nun 7 üyesi lehte 4 üyesi aleyhte oy kullandı ve seçimin yenilenmesine karar alındı.
Yani 11 üye ile yapıldığı anlaşılan bir kurul toplantısından söz ediyoruz.
Soru: Yüksek Seçim Kurulu kaç üyeden oluşur ?
El cevap, Anayasa Madde 79:
“Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur.”
Bu tanımın eğilip bükülecek bir tarafı var mı?
Bir futbol takımı -oyuncu çıkarmadan- yedek kulübesindekileri de oyuna dahil edip oyuna devam ederse, attığı goller geçerli sayılır mı ? Bırakalım golleri, o oyun geçerli mi ?
Diyelim hakem görmezden geldi, izleyenlerin gözünden kaçtı… Oynanan maç geçerli midir ?
Yasa gayet açık. “Tartışmaya açık” demek bile lüks kaçar.
Hani, YSK toplantılarında yedek üyeler kenarda oturup -çağırırlarsa girelim- diye mi beklerler ?
Bir asil üye aniden fenalaşır falan diye hazırda mı beklemektedir ?
Yok, durum gayet açık:
Asil olan üyenin “yedeğinin” -henüz ihtiyaç doğmadan- toplantı ve karar sürecinde ne işi vardır ?
Adı üstünde Yedek yedektir. Arabanın asıl lastiğini çıkarmadan yedeği takılamaz.
Yani geçmişten bugüne YSK nın “11 üye ile” toplanıp aldığı tüm kararlar BUTLANDIR. Yok hükmünde.... Devamını Oku

PUSULA SANDIK SEÇİM KONUSUNDA BİR KAÇ İLAVE

Bir önceki yazımda pusula konusuna zum yapmıştım.
Aslına bakarsanız, bende o konuyu kurcalamayı tetikleyen şey “PUSULA” kelimesiyle alakalı.
Anlatayım;
Bir gün öncesinde -pek adetim olmadığı halde- eşime bir hediye almıştım.
Sanat sokağını yalnız adımlıyordum. Bir tezgahta, detaylarına çok dikkat etmeden, kolye ve bileklik satın aldım. Gözlüğümü takıp baktığımda, ikisinde de PUSULA figürü olduğunu gördüm.
Sonrasında “pusula” kelimesi üzerinde fanteziler gelişti:
Puslu, sisli, kolayca görülemeyen bir şey…
İşin içinde puştluk olan bir şey…
Pusuya yatıp bekleyen bir şey…... Devamını Oku

5 ‘in 1’ini İNEK İÇTİ ! İNEK NERDE ? PUSULA NERDE ? KANDIK TA…

Bir 4 tür gidiyor… Haftalardır…
Dört dört dört dört
Ört ört ört ört
Tamam örtelim de, nereye kadar.
İnsanoğlunun sınavını iki işleme indirip kıs kıs gülmek nereye kadar ?
Hem r ‘yi aradan çıkarırsan;
Öt öt öt öt oluyor.
Şimdi benimki “ötmek” oluyorsa bundan da gocunmuyorum. Nihayet iki işlemle varılan sonucun duyurulması en iyisinden “ötmek” olarak çağırılabilir.

Anahtar cümleyle başlayayım:
“Zarfa 4 pusula girdi, birisi şaibeli/kayıp”
Önermeye itiraz var mı ? İktidar, muhalefet, yazarlar, çizerler, üniversiteler…
Geniş bir konsensüsle kabul görmüş bir önerme.
Daha rahat anlayabilmek için sadeleştireyim:
“Zarfa 4 pusula girdi”
4 pusula
Dört ! Okumaya devam et 5 ‘in 1’ini İNEK İÇTİ ! İNEK NERDE ? PUSULA NERDE ? KANDIK TA…

İMAMOĞLU MAZBATASINI NEDEN TESLİM ETMEDİ, ARTI, HERKES GÜZEL ZATEN :)

İMAMOĞLU MAZBATASINI NEDEN TESLİM ETMEDİ, ARTI, HERKES GÜZEL ZATEN 🙂

Kargaşada gözden kaçan önemli bir ayrıntıyı kamuoyunun ilgisine sunuyorum !
Atama iptaliyle görevine son verilen Ekrem İmamoğlu mazbatasını geri teslim etmedi.
Bu nasıl iştir ?
Güzelce yazılıp çerçevelenen o mazbata, seçim kurulu tarafından kendisine verildi. O anahtar ile makamın kapısı açıldı ve oraya oturuldu.
Bu tabloya bakınca, o mazbata belgesi seçim kuruluna ulaşıp,  kurul üzerine “İPTAL” damgası vurana kadar tarif edilen görev devam etmektedir.
İmamoğlu gönül rahatlıyla gidip makamında işlerine devam edebilir.
Soranlara da; “Kimse benden mazbatamı almadı, halen başkanım” diyebilir.

Rica ediyorum, kimse bu önermeme “aptalca” falan demesin 🙂 Okumaya devam et İMAMOĞLU MAZBATASINI NEDEN TESLİM ETMEDİ, ARTI, HERKES GÜZEL ZATEN 🙂

“GÜNEŞLİ GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR”

“GÜNEŞLİ GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR”

“…
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler
…”

Sabah olup güneşin doğması ezberimize kazınmış bir güzellik.
En fazla gökyüzü bulutlarla kaplıdır. Işığı direk gelmez. Ama yine de kürenin bir yarısı karanlıktan kurtulur. Aydınlanır.
Gündüz aydınlığı bir vakit sonra yerini lambaların aydınlığına bırakır.
Gözlerimizi yumduğumuzda o lokal aydınlanmalara da ihtiyaç kalmaz. Yeni bir sabahı selamlayana kadar uykuya dalarız.

Okumaya devam et “GÜNEŞLİ GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR”

“KADRİ AYTAÇ A İNEN YUMRUK”

 

KADRİ AYTAÇ A İNEN YUMRUK …

Sene 1985
Yaşım 19 du
Kavga etmek, kavgaya şahit olmak; yemek, içmek, çiğnemek, yürümek gibi bir şeydi. (Halen öyle mi ?)
Futbol -hiç ilgilenmeme rağmen- gazeteciliğe spor muhabiri olarak başlamıştım.
Karşıyaka ile Samsunspor un maçıymış. Taraftarların bir kısmı yenilgilerin faturasını antrenör Kadri Aytaç a çıkarıyorlardı.
Kızgın bir taraftar kapalı tirübünlerden sahaya atladı. Kadri Aytaç ın yanına ulaşmayı başardı ve yumrukladı. Polisler yaka paça alıp götürdüler.
Aytaç şikayetçi olmadı. Okumaya devam et “KADRİ AYTAÇ A İNEN YUMRUK”

OT OBÜS VE DALDAKİ TOPRAK

OT OBÜS VE DALDAKİ TOPRAK

Beş litrelik pet şişe incir ağacının bir dalındaydı.
Yaklaşınca içinin toprakla dolu olduğunu gördük. Altı delinmiş, dala geçirilmiş, toprak eklenmiş ve iplerle bağlanmış. Komşu dala da aynı işlem yapılmış.
Gözümüzde canlansın; kökleriyle toprağı kucaklamış incir ağacı, iki koluna da topraktan iki bilezik takmış…
Defne ile anlamaya çalıştık.
O, “dallar yere sarksın diye yapılmış” dedi.
Ben, “dallar genelde yukarı kaldırılır” dedim.
Neyse, bir kaç dakika sonra konunun mimarı geldi, sebebi anladık.
“Dallardaki topraklar ne hikmet ?” Okumaya devam et OT OBÜS VE DALDAKİ TOPRAK

RUH’UN HÜR OLMA YOLCULUĞU

Abdurrahman Dilipak ve rahmetli Toktamış Ateş birlikte program yapmışlardı. Sene 1997
Ayıkmadım…

2010 yılında aramızdan ayrılan İlhan Selçuk, 2007 de yazmıştı: “Dün bana işkence etmiş olanlarla bugün el ele vermeyi yurtseverliğin doğal ve sade gereği sayıyorum…”
Ayıkmadım…

Aynı yıl, bir sandık hikayesi kapsamında Cumhuriyet Gazetesi ‘nin kampanyası vardı: “Tehlikenin farkında mısınız !”
Yine ayıkmadım.

Aradan 20 sene geçti.
O günlerde doğanlar, şimdi üniversitelerde.
20 sene içinde -alışılmadık- neler neler oldu… Okumaya devam et RUH’UN HÜR OLMA YOLCULUĞU

“MEVLANA HANGI GLOBAL PROJENİN VİTRİNİ ?”

Mete (2 yaşında), eliyle kendini işaret edip: “sen” diyor.
“Biz sana -sen- diyoruz, sen kendin için -ben- diyebilirsin”

Bencillik, kibir, narsisizm bugünlerde çok konu ediliyor. Mete nin kendisine -inatla- “sen” diye seslenmesi eklenince; insanın “ben” ile imtihanına doğru genişleyen düşünce yolculuğu belirdi.

Eski Ahit ‘te geçer. Tanrı Musa ‘ya seslendiğinde Musa sorar;
“Sen kimsin ?”
“Ben benim.”
İbranice de “ehyeh asher ehyeh”… (“Yehova” ismine, verilen bu yanıt üzerinden de gidiliyor. )

Okumaya devam et “MEVLANA HANGI GLOBAL PROJENİN VİTRİNİ ?”

UYDURUK SÖZLÜ ŞARKILAR

Dansımız Marşandiz – Grup Marşandiz

abolo şobolobo
abolo humba (x11)*

bir kii üç dört başlıyor
hemen şimdi başlıyor

bir kii üç dört başlıyor
dansımız marşandiz (x2)

kalpler çarpsın neşeyle
dans edelim güler yüzle
kimse dargın kalmasın
dans etsin el ele (x2)

şimdi eller birleşmiş
sıçra sıçra sıçra
şimdi de kol kola
zıpla zıpla zıpla
unut bütün dertlerini
hopla hopla hopla
biraz da ellerini
şaklat şaklat şaklat

bir kii üç dört başladı
hemen şimdi başladı
bir kii üç dört başladı
dansımız marşandiz (x3)

gülsün bütün insanlar
birleşsin bütün kalpler
küçük büyük kalmasın
dans etsin el ele (x2)


———————– Okumaya devam et UYDURUK SÖZLÜ ŞARKILAR

OLANLAR OLDU

İçeriğinde “olanlar oldu (olmuş)” geçen şarkılardan bir demet…

GÖZÜN AYDIN OLAN OLDU – Ajda Pekkan 1977

Gözün aydın olan oldu sonunda
Sonunda görenler şaşırdı senin kolunda
Gözün aydın olan oldu sonunda
Sonunda kaderim değişti senin yolunda
İçelim hayatı delice kana kana
Düşmanlar olsa da dostlar hep bizden yana
Şakası yok giden geri gelmiyor gelmiyor
Sensiz hayat bana bir tat vermiyor

Okumaya devam et OLANLAR OLDU

ZAMANE GERİLLASI


İşte zamane gerillasının silueti.
Elinde ne tabanca var, ne bıçak var, ne makineli ne de füze, bomba…
Zamane gerillasının üç-beş metre mesafeden çekilmiş bir fotografı. :)
Uzun oturmuş. Dizlerinin üzerinde bir “dizüstü” bilgisayar, elleri klavyede, gözleri monitörde.... Devamını Oku

DEMOKRASİ PALAVRASI ÜZERİNDEN; G20, YİMEZ Mİ ?

İspanyolca da “söz, laf” anlamına gelen bu kelime bizde deforme olmuş anlamıyla kullanılıyor.
“Palavra”
Kulağımıza gözümüze gelen “sözlerin” aynı zamanda PALAVRA olduğunu ifade eden daha güzel bir ANLAM KAYMASI olamazdı 🙂

Ispatı olmayan mantık yürütmeler bunlar…
Aslında çok uzun yıllardır aklımı kurcalayan bir soruydu bu:
“Yönetmek için halkın onayına ihtiyaç olmadığı halde, bu çaba niye ?” Okumaya devam et DEMOKRASİ PALAVRASI ÜZERİNDEN; G20, YİMEZ Mİ ?