RUHSATLI NAMLU

Sahi biz kaç kişiydik
Takla ata ata mezarlığa giderdik
Kütüklükler ağır olurdu
Yük
Nesil nesil oya misali

Kelimeler
O kelimeler
Oyalarken oyan
Lime lime doğrayan
Bir masaya yayılırdı
En gaddarları
Bol barutla sıkılırdı
Fişek tezgahında yazılmamış günlükler
Ölüler gezinirdi
Öbek öbek acılar akardı
En üste yuvarlak bir karton
Karışmasın diye bir rakam karalanırdı
Bu serçeye
Bu domuza

Gün ağardığında
Haydi tüfekler omuza
Nerde kalmıştık
Şirket, plaza…
Solda bir okul
Köşede bir daire
Bir sela okunur elbet
Tüm yollar çıkardı mezara
Ruhsatlı namlular gelirdi
Ruhu hür eden ne varsa
Satmaya hazırdı
Zip zip
Resmi
Biz den dize
Saplanma izinliydi

Biz nası severdik öyle
Sorma gitsin
En saflar en önce yaklaşırdı
Çukurlar köşeli nemli ve karanlıktı
Biz diye bağırırdık önce
Kelimeler namluya sürülünce
Büyük büyük dedemin yalnızlığı
Tek tek namluları terkederdi
Pat pat pat
Atış serbes
Güm güm güm

En marifetli ayakta kalırdı
En şavretinler
Pan Amerikan
Bir tek kalana kadar sürerdi
Bu ham nisan savaş
Tap tap tap
Düşen toprağı ısırırdı
Isırdığı kütüphane soğuktu
Her sabah çorba çıkardı
Karına saplanan dokuzlu
Çorbaya karışır
Harf harf
Hece hece
Parçalanırdı
En marifetlinin sıkısına saklanan
Saatli maarif takvimine tabiydi
Ve takvim
Kendi dilini defalarca ısırmış
Düşenin aşına karılmış
Başına sarılmıştı

Dönelim
Fişek tezgahı masaya
Musa nın yere attığı vardı ya
Yılana dönen
Saklı bir kasaya giren
Yusuf un kuyusu
Başına değen Ahmed in
İbrahim ateşlere uçuyor
Hiç asilik yok dört çiviye gidende

Ama her şey hayret
Ve hazır edilmiş
Anlam yüklü kervanlar
Kah atomuyla
Kah katarıyla buluşuyor

Takataka takataka
Kurulmuşsa taklası zarın
Ayaklar eller nasır tutar
Bakla dilde asır tutar
Veysel yelde sır tutar
Bir kumru yapayalnız
Haykırır
O büyük büyük dedelerin nenelerin sesidir
Toprak kütüphanesini üç heceye sıkılamış
Milyon yıllık örse çekicini tıklamış
Ta kaaa ta
Ta kaaa ta

A.E.
13.10.2018 Urla