SUÇUMUZ NEYDİ BİZİM

Türkiye ‘de tutuklu ve hükümlülerin sayısı 87 bini aşmış. Geçen yıla oranla bu nüfus 10 bin kadar artmış. Yeni teknolojiler adli kurumların olay hakkında daha hızlı ve daha güvenilir veri elde etmesini sağlıyor. 34 bin suçu sabit görülmüş ve cezalandırılmış hükümlünün yanında 54 bin tutuklu haklarında verilecek hükmü bekliyor.

2000 yılında “Rahşan Affı” ile cezaevlerinin yarısından çoğu boşalmıştı. O yıllarda, “kader mahkumlarını affetmek” şeklinde kamuoyuna yansıdı. Öncekiler gibi, bir “sosyal politika aracı” olarak görünüyordu. Boşalan cezaevleri 2003 ‘te tekrar dolmuştu. Şimdilerde tekrar tehlike sinyali veriyor. Kapasite sorununun, “adaletin tecellisini” etkileyen öğelerden bir tanesi olduğunu yeni yeni anlıyoruz.

Cezaevlerindeki anlık doluluğa bakarak, bir ülkedeki suç eğilimi hakkında fikir sahibi olmak kolay değil. Rusya bu konuda dünya birincisiyken 250 bin kişiyi afla salıvermiş, böylece ilk sırayı ABD ‘ye bırakmış.

Hak ettiği cezayı çekmeyenlerin yanında, suçlu olmadığı halde bir hata sonucu cezalandırılanlar, dolayısıyla, cezaevleri nüfusunu anlamsız yere yükseltenler de var. Asıl “kader mahkumu” adı onlara yakışıyor. Adli hata, bilimin de bir araştırma konusu. Beynelmilel adı “miscarriage of justice”. En iç acıtanı idamdan yargılananın, suçsuz olduğunun anlaşılması. Amerika ‘da son 30 yılda, ölüm cezasına çarptırılan 133 mahkumun masum oldukları anlaşılıp serbest bırakılmış. Hukuk alanında değerli eserler veren Doç. Dr. Mustafa Tören Yücel, Yargılama Psikolojisi adlı çalışmasında şu bilgileri veriyor:”…Kuşkusuz, Cumhuriyet Savcılarınca açılan kamu davalarındaki itham yüzdesinin son beş yıldır küçümsenmeyecek oranda olması (itham yüzdesi 2000 yılı verilerine göre DGM Başsavcılıklarında % 68, diğer Başsavcılıklarda % 52) ile ceza mahkemelerindeki mahkeme türü itibariyle beraat yüzdelerinin yüksek bulunmasında (Devlet Güvenlik Mahkemelerinde % 34.9; Ağır Ceza’da % 32.9; Asliye Ceza’da %33.3 ve Sulh Ceza’da %12.6) yalancı tanıklığın payı küçümsenmeyecek ölçüdedir.”

Baratalı ‘dan soru yağmuru

CHP İzmir Milletvekili Sayın Bülent Baratalı ekim ayında meclise 14 yazılı soru önergesi vermiş. Baratalı bir önergesinde yardımcı ders kitaplarının durumunu, bir diğerinde aralarında Urla Devlet Hastanesi ‘nin de bulunduğu 3 hastanedeki ihalelerle ilgili soruşturmanın sonucunu sormuş. Ama en çok ses getiren girişimi, idamlarla ilgili sunduğu kanun teklifi. Baratalı 35 yıl önce Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını onayan meclis kararının yürürlükten kaldırılmasını istiyor. (Akşam yazarı Engin Ardıç, bu girişimden memnuniyetini dile getirirken, kapsamının dar tutulmasındaki eksikliğe dikkat çekiyordu.) Baratalı’dan bir diğer soru önergesi de İçişleri Bakanı Beşir Atalay ‘a; ülkeye kaçak giren yabancıların durumu… Urla ilçesinde de bulunan, gözetim altındaki kaçaklarla ilgili, kaynak ve yer sıkıntısı yaşandığını bildiriyor.

EXPO 2015

Kasım ayı başında AKP İzmir Milletvekili Sayın Mehmet Tekelioğlu tarafından hazırlanan kanun teklifi halen komisyonda. Teklif kanunlaştığında özel hukuk hükümlerine tabi Yönlendirme Kurulu ‘nun yapacağı mali işlemlere, Devlet İhale Kanunu ve Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun hükümleri uygulanmayacak. Bu yarışta hızlı karar verme ve uygulama açısından sanırım herkesin onaylayacağı bir yetenek veriliyor kurula. Öte yandan bu yılın başında BIE üyesi ülke sayısı 98 idi. Şimdi bu sayı 120 ‘ye çıktı. Küçüklü büyüklü bu 22 yeni üye ülke ile bizim Dışişleri yetkililerimizin sonuç alıcı iletişimler kurduğunu tahmin ediyorum.

18.11.2007

Akşam EGe