TARTIŞMALI ERDOĞAN-TRUMP TELEFON GÖRÜŞMESİ

Recep- Berat çabuk arkadaşları topla gel… Tankı da getirsinler…
Berat- Tamam Cumhurbaşkanım hemen geliyorum. Ama ne oldu
Recep- Trump twit atmış, telefon edecekmiş…

ERDOĞAN-TRUMP TELEFON GÖRÜŞMESİ (pARODİ) …..

Recep- Tamam… Tankı şöyle geri plana… Arkadaşlar masanın etrafına oturun… Siz iki kişi ayakta durun… not tutuyormuş gibi yapın…
Hakan- Efendim tankı tam anlayamadım
Recep- Anlamayacak ne var… El alem elinde beyzbol sopası… bilmemne… Subliminal tehditler gırla gidiyor… Bizim de bu dili verimli kullanmamız lazım… Haksız mıyım İbrahim…
İbrahim- Elbette Cumhurbaşkanım ama bizim önlerimize de birer dosya falan koysak… Neticede… Telefonda Trump kritik bir şey sorarsa, dökümanlardan bakıp yanıtlıyormuş gibi…
Recep- Süper fikir İbrahim… Kızım hemen raftan üç beş dosya getir buraya…
Kız- Tarım bakanlığıyla ilgili dosyalar var burada, olur mu ?
Recep- Üzerinde antedimiz olsun gerisi önemli değil, getir, getir…

Bli-bli-bli-bli
Trump- Hi Recep How are You ?
Recep- Saol Tramp seni sormalı
Trump- İyi valla, Soçi ‘de saç kavurmaları götürmüşsünüz…
Recep- Yok yahu, onu yazanın canı kavurma istiyo herhalde… Bizim sofra başkaydı… Eee çocuklar nasıl, eşiniz nasıl ?
Trump- Ne yapsınlar işte… Kaban maban bakıyorlar, havalar soğuk…
Recep- 50 küsür bin dolar mıydı o… Bi ceket almıştı ya senin hanım…
Trump- Evet
Recep- Yaa ondan bizim hanım da istiyor… Kredi kartına taksit falan yaparlar mı ?
Trump- Sen bi geldiğinde ayarlarız…
Recep- Bi de suriye konusu…
Trump- Tamam, tamam… Hadi… Görüştük mü görüştük… Uygun bi şeyler karalayıve gari…
Recep- Tamam… Hadi Türkiye ‘den Amerika ‘ya selamlar… Birazdan twit atacağım… Ayrıntılara bakmanı öneririm… !
……………..
Mevlüt- Mesajı algılamış mıdır Sayın Cumhurbaşkanım…
Recep- Anlamazlar mı Mevlüt… Hem bak “biz kalabalığız” da demiş olduk… Öyle yalnız, tek tabanca sanmasınlar…
Not tutan 1 – Bana yorum yapmak düşmez ama… Cumhurbaşkanım, Altay tankı yerine, Sapan diye bir projemiz vardı… Onun maketini koysaydık… Daha mı etkili olurdu…
Not tutan 2- Sapan üzerinden çok geçti… Onu yutmazlar… Ama şöyle garip bi uzay aracı maketi… Üstüne makineli tüfek monte edilmiş…
Hakan- Vallahi Cumhurbaşkanım… Adamlar uzay hakimiyeti iddasında… Biz yerdeki tankla tehdit… Dalga geçmesinler…
Berat- Bir de Cumhurbaşkanım… Tankla ilgili bir sorun var… Geçen  aylardaki konuşmanızda tanklarla ilgili önemli bir açığı ifşa ettiniz… Şimdi o açığı kullanıp tanklarımızı devre dışı bırakabilirler.
Recep- Neyi diyosun sen Berat ?
Berat- Bezle, çaputla egzosu tıkayınca tank devre dışı kalıyor ya…
Recep- Hakkat… Onu unuttuk… Kızım çabuk savunma bakanlığına bir yazı yaz. Tanklara ikinci- gizli bir ekzos yapsınlar…
– Arkadaşlar siz ikincil, üçüncül anlam kombinasyonlarından bihabersiniz. Bakın Altay Tankı diyoruz. Sizin aklınıza sadece tank geliyor. Mesele bundan ibaret değil. Altay ı tersten okuyun… Oku Hakan
Hakan – Yatla
Recep- Yani Yat la-n, Yat ulan… Giderek Yenileceksin, yenil ulan… Gibi… Kendine güven nidası… Siz anlamadınız ama CIA falan anlar, mesaj hedefine ulaşır…
İbrahim- Harikasınız Cumhurbaşkanım
Recep- Sen de harikasın İbram… Yemekte ne varmış ?
Hakan- Bugün musakka çıkmış Cumhurbaşkanım…
Recep- Haa… O zaman, kızım şurdan bize altı tane buçuk etliekmek söyleyiver… Birer de ayran…

………..
Yemek yerken…
Hakan- Twiti attık ama benim içimde hala bir şüphe var… Ya anlamazlarsa diye…
Recep- Tüm aklımı size mi vereyim… O zaman bi haber servis ediver İbram… Başlık: “Erdoğan-Trump görüşmesinin yapıldığı odadan çarpıcı 3 detay” Oldu mu…
Berat- On numara bir operasyon oldu… Gözlerinden kaçması artık mümkün değil…
Mevlüt- Yine de bir dilbilimci, Altay kelimesinin etimolojik incelemesini yapıyormuş gibi yapsa da, hedeflediğimiz anlama yaklaştıracak biraz ipucu atsa ortaya… Çünkü ya kendi kendilerine Al ile tayı ayırmaya kalkarlarsa… Ondan da Al tay… Yani Amerika ‘ya tay ihraç etmek istediğimiz gibi bir anlam çıkarırlarsa… Ne dersiniz…
Recep- Mevlüt uzatma artık yaa… Limon istiyon mu ? Biraz kırmızı biber… Çok güzel olur…

24.11.2017