“TAZEEE BAKLAA .. BAKLA BOZYAKA NIN “


Haftada bir kaç gün sokaktan gelen bu sesi neden hiç unutmadım ?
“Taze bakla”
İlkokul 5 e gidiyordum. Ereğli den kalkıp medeni şehre yeni gelmiştik.
Yağhaneler… Ardından  Eşrefpaşa.

Demek o yıllarda Bozyaka ‘da tarım yapılabiliyordu.
“Bakla Bozyaka nın…”
Hep aynı ses. Aynı tonlamayla.
Küçük bir arabayla mı gezerdi, motoguzi ile mi ?
Hatırlamıyorum. Ama fonda motor sesi yoktu.
E ve a uzun:
“Tazeeeee baklaaaa”
Ondan hiç bakla almış mıydık ?
“Bakla Bozyaka nın”
———————
Hoop, geldik 2018 e
Dilin altındaki baklalara

Dilinin altında bir bakla var
Dilin altında bir dünya bakla var

Dil başka bir şey miş, dilin üstündeki, dilin altındakilere hüyük olmuş.
Dil, anlam denizinde, yüzeyde denizi tokatlamakla ömür tüketilen bir sürgün yeri değilmiş.
Dil, derin bir nefes alıp, dibe dalmaktan çekinmeyecek gönüllerin talimgahıymış.
Dil, nöronlarla sıkı bağıyla; korkunun, ümidin, güvenin, sabrın, bilmenin, bulmanın muhteşem okuluymuş.

Neşet Ertaş ın dilinin altındaki bakla ne ?
Aşık Veysel ?
Barış Manço, ne anlatmak istedin ?
İstiklal Marşını bir daha okuyayım
Salvador Dali nin tuvalinin altındaki bakla ?
Trump Türkçe biliyor mu ?
Muhyittin İbn-i Arabi Türkçe biliyor muydu ?
Atatürk arapça biliyor muydu ?

Tüm siyasiler, köşe yazarları, şairler, senaristler, filmler, reklamlar…
Kazalar, olaylar, yağmurlar, seller, ateşler, böcekler…
Nedir dilinizin altındaki bakla ?

Üç kuruş etmez bilgimle, bulgumla; dil altındaki baklayla ilgili en fazla açık verenlerden olduğumu düşünüyorum.
Bu, ağzında bakla ıslanmayan karakterin bir sonucu olabilir.
Bir de, “faydalı olma” çabasından.
Bilmek yolculuğunda çömezlik de kabulüm.

Dil altındaki baklanın, “dil altında” olma gerekçesi; “orada kalması için gerekli tedbirleri alma” gibi bir sorumluluk da yüklüyor insanın sırtına.

Bakla nın neden dilin altına saklanması gerekiyor ?
Düşünmek serbest
Sarayda, köşkte… Esirken, zindandayken, yolda, çöplükte, eller kelepçeliyken…
Her bireyin bunu düşünme özgürlüğü var.
(Okuma/yazma dan tut, her tür ezberimizin, dış dünyadan daha yoğun özgürlüğü kısıtladığını anlatmaya çalışıyorum)

“Dünya da uzmanlar her şeyi bulmuş… Bana bulacak ne kalmış olabilir ki ?”
İşte… En yoğun hissediş.

Her bireyin bulmasına müsait olan şey nedir ?
Bakla
Evet. Dilin altında kaldığı müddetçe, her bireyin ayrı ayrı keşfetmenin keyfine varacağı; Bakla.
Bir başkasına “bedava” sunulup, “keşfetme keyfinden alıkoyma” haksızlığı yapılamayacak olan…

Yazımı bir tiyo ile noktalayım.
Ki, bu kendi kişisel yolculuğumda önemli istasyonlardan birisidir.
Belki başka birisinin de yolculuğuna vesile olur.

Bozyaka nın baklası zamanında ünlüymüş.
Tazecik sokak sokak gezerdi.
“Taze bakla
Bakla Bozyaka nın”
Ömürler boyu tazelik Bozyaka nın baklasına yazılmış.
O, 66 larda, 78 lerde ki gibi taptaze.

Dibe daldığınızda, bu istasyonda gözleriniz dolmadı, hüngür hüngür ağlamadıysanız; bulamadığınızdan emin olabilirsiniz.
Bilmeye, bulmaya erişmenin önündeki; ego, kibir, sabır gibi engelleri gözden geçirmek işe yarayabilir.
Hiç umursamamak, aramaya devam etmek ya da vazgeçmek…
Her bireyin kendi seçimi.
Vakit gelince, insanın ne olduğu, nasıl bir yolculuk içinde bulunduğu, kimin “kim” olduğunu bir şekilde öğreneceğiz.
Kendi tercihim, “yaygın öğrenim” vakti gelmeden, bulmaya, bilmeye çalışmak.
Zor… Tehlikeli ?
Evet. Doğru.
Ya da, bakla nın ne kadar bulunduğuyla ilişkili.
Çünkü buldukça, yaşamın o gülen yüzüne, hiç bir duygusal ezber galebe çalamıyor 🙂

Tazee Baklaaa
Bakla Bozyaka nın

12.10.2018 00:20

Atalay Ergezen

Düzeltme/ilave

-Annem eksiği hatırlattı:

“Tazee baklaa
Güzel bakla
Bakla Bozyaka nın ”

– Satıcı eşekle gezerdi

12.10.2018 12:44